Ana sayfa Editörden Mahçupyan’a göre idam isteyenlerin gerekçesi: AB şemsiyesinden kurtulursak kimse ‘bizi’ denetleyemez

Mahçupyan’a göre idam isteyenlerin gerekçesi: AB şemsiyesinden kurtulursak kimse ‘bizi’ denetleyemez

PAYLAŞ

Karar yazarı Etyen Mahçupyan, referandum kampanyası sırasında da sıkça dile getirilen idam cezasının geri getirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İdam cezasının geri getirilmesiyle Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşmak istediğini açıkça deklare edeceğini söyleyen Mahçupyan, idam taleplerinin gerekçesini ise şöyle özetledi: İdam kalkar ve AB şemsiyesinden kurtulursak kimse ‘bizi’ denetleyemez, kimsenin yeni sisteme laf etme imkanı kalmaz, böylece elimiz her konuda serbest kalır diyedir…

Mahçupyan’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Geçmişte nasıl Bahçeli, Öcalan’ın iadesinde idam edilmemesini içine sindirebilmişse, bugün de Erdoğan idam konusunun ilkesel bir tutum olmayıp cari popülizmin aracı olabilmesini yadırgamıyor. Ancak bu hızlı geçişlerin kamusal algıda nasıl değerlendirileceği sorusu var… Dolayısıyla idam denkleminin iki referansı olan AB ve devlet ‘ideolojik’ kalıplara oturtuluyor. Öyle ki artık AB genel şekliyle ‘Batıyı’, devlet ise ‘Türkiye Cumhuriyetini’ temsil ediyor. Diğer bir deyişle idam insani, kültürel veya ilkesel bir mesele olmaktan çıkarak ‘milli’ bir davanın yansıması olarak sunuluyor.

Böyle bir perspektif içine oturtulduğunda idam ‘Batılıların’ bize empoze ettiği bir unsur olarak gösterilebiliyor. Eğer yeterince ‘yerli ve milli’ iseniz, buna cevabınızın da idamı geri getirerek Türkiye Cumhuriyeti’ni savunmak olduğu ortaya çıkıyor… Sonuçta idam birlikte nasıl yaşayacağımızın çerçevesini çizecek ilkesel bir tutumun uzantısı olmaktansa, Avrupalılara hadlerini bildireceğimiz bir ‘tokat’ işlevine bürünüyor…

Bu aşırı ergen tavrın siyaset tarafından teşvik edilmesinin bir rasyoneli olmalı… İdam cezasının kalkmasıyla birlikte Türkiye Batı’dan uzaklaşmak isteğini açıkça deklare etmiş olacak. Bu hamlenin Avrupa Konseyi’nin de dışında kalmak anlamına geleceği ve Türkiye’yi belirsiz bir gelecek boyunca ‘kendi halinde salınan’ bir ülke haline getireceği açık. Böyle bir ülkenin her muhatap karşısında pazarlık gücü açısından zayıflayacağı, iç gerilimlerini çözmekte çok zorlanacağı da belli…

Acaba buna rağmen idamın kalkması niye isteniyor? Belki de bunun getireceği ‘avantaj’ nedeniyledir. İdam kalkar ve AB şemsiyesinden kurtulursak kimse ‘bizi’ denetleyemez, kimsenin yeni sisteme laf etme imkanı kalmaz, böylece elimiz her konuda serbest kalır diyedir…

Yazının tamamı için…