Ana sayfa Editörden “Berberoğlu’nun tutuklanması, hukukun siyasetten kopamayacak hale geldiği tespitini perçinledi”

“Berberoğlu’nun tutuklanması, hukukun siyasetten kopamayacak hale geldiği tespitini perçinledi”

PAYLAŞ

Enis Berberoğlu’nun tüm duruşmalara katılmasına rağmen tutuklanmasının, hukukun siyasetten kopamayacak hale geldiğinin bir kanıtı olduğunu söyleyen Karar yazarı Etyen Mahçupyan, Kılıçdaroğlu bu gelişmeyi bir uzun yürüyüşle siyasete tahvil etmek istediğini, Bahçelinin ise “ya diğer uçtan da yürüyenler olursa” diye tehditler savurduğunu hatırlatarak, “Bu dava zaten siyasetin içine ‘gömülmüş’ durumdaydı” diye yazdı.

Berberoğlu’nun tutuklanması sonrası gelinen sürecin yargının siyasallaştığı tezine malzeme sağladığını söyleyen Mahçupyan, “Bu tablo hükümete puan kazandırmadığı gibi AK Parti’yi de yıpratıyor” yorumunu yaptı.

Mahçupyan’ın “Yargı siyasetin neresinde?” başlıklı yazısının ilgili kısmı şu şekilde:

Meselenin bir yönü TIR’ların durdurulması olayının kendisiyle değil haberiyle ilintili bir davadan söz etmemiz ve bu haberi daha önce yapan bir yayın organına dava açılmamış olması. Dolayısıyla yargının gözlerinin “kapalı” olmadığı, tercih yaptığı iddiasına katkı sunuyor. İkincisi Can Dündar’ın kitabındaki “solcu gazeteci” ibaresi ile Berberoğlu’nun bazı Gülen yanlısı kişilerle irtibatta olduğu verisinin birleştirilmesinin delil sayılması. Oysa o dönemde Gülencilerle irtibatlı çok sayıda solcu gazeteci bulunuyordu ve Dündar’a malzemeyi veren kişinin Berberoğlu olduğunu kesinlikle söyleyemiyoruz. Üçüncü olarak, söz konusu malzemenin gazetede kullanılmasının Berberoğlu’na yönelik bir suç teşkil etmesi de tartışmalı bir öğe. Çünkü bu zaten ortalıkta dolaşan bir malzeme ve suçu yaratan dolaşımı değil, yayımlanması.

Ama meselenin bir diğer yönü var: Bu yayının arka planı, hazırlanışı ve sunuluşu ile devlet sırrını ifşa etmeye ve hükümeti bilinçli ve manipülatif şekilde yıpratmaya yönelik olduğu açık. Yani yaşananların siyasi bir hedef güdülerek, iktidarı zora düşürmek, belki nihai olarak devirmek üzere kotarıldığını reddetmek mümkün değil.

Dolayısıyla her yönüyle siyasetle iç içe bir dava bu… Ancak bu durum yargının ve siyasetin sorumluluğunu azaltmıyor ve o cenahta her eksik veya hata, yargının “siyasallaştığı” ve bu nedenle meşruiyetinin azaldığı tezine malzeme sağlıyor.

Bu tablo hükümete puan kazandırmadığı gibi AK Parti’yi de yıpratıyor. Akılda tutmak gerek… Devralınan sistemin bozuk olmasını, o bozukluktan yararlanmak üzere sistemi sürdürmenin gerekçesi olarak sunduğumuzda kendi meşruiyetimize zarar veririz…

Yazının tamamı için…