Ana sayfa Gündem Kılıçdaroğlu: Elinde kalemi olanı atıyor silah olanı Ankara Üniversitesi’nde asistan yapıyorsunuz

Kılıçdaroğlu: Elinde kalemi olanı atıyor silah olanı Ankara Üniversitesi’nde asistan yapıyorsunuz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

PAYLAŞ

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Adalet diyoruz. Adaletten söz ediyoruz. Devletin dini adalettir diyoruz. Adaletin olmadığı yerde insanoğlu huzursuz olur diyoruz.

O zaman devlet adaleti dağıtmak zorundadır. Anayasanın 5. maddedi diyor ki: Devletin temel amaç ve görevleri kişileri ve toplumun refahını, huzurunu ve güvenliğini sağlamaktır.

Adalet ciddi bir kavramdır. Adamına, ülkesine göre değişmez. İnsanoğlu tüm hayatını adaleti aramakla geçirmiştir. Gaziler de adalet arıyor.

Adalet dediğimiz kavram..

Üniversite öğrencisine öğle yemeği veriyorsunuz, kahvaltı veriyorsunuz. Sonra zam yapacağız, kaldıracağız diyorsunuz. Tasarrufu bula bula öğrencinin yemeğinde mi bulduğunuz!

Anayasa’nın 10. maddesi: Herkes kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye aileye, zümreye veya sınıfa ayrıcalık tanınamaz.

Soruyorum, hiçbir aileye, kişiye, sınıfa, zümreye ayrıcalık tanınmıyor mu?

İmtiyazdan yana tavır alan herkesi uyarmak bizim görevimizdir. Özellikle iktidarı, ülkeyi yönetenleri…

Barış Bildirisi’ni imzaladı diye yüzlerde akademisyeni attılar. Bunlar ne yaptılar? Silah almadılar, yürüyüş yapmadılar, biber gazı yemediler… Ellerinde kağıt ve kalem vardır sadece.

Anayasa Mahkemesi bu düşünce özgürlüğü dedi. Ama Ankara Üniversitesi’nde fakülteye silah doğrultulanı asistan yaptınız. Elinde kalemi olanı atıyor silah olanı asistan yapıyorsunuz.

Basın özgürlüğü engellenemez. Gücü elinde bulunduran kibir sahipleri kendi medyalarını oluşturmaya başladı. Biz buna havuz medyası diyoruz. Ama o gazeteleri de kimse okumuyor. O TV’leri de kimse izlemiyor. Günü 24 saati aleyhimize yayın yapıyorlar.

Bizim verilmeyecek hesabımız yoktur. Ama kibir abidesi zatın verilecek hesabı var. Kime Trump’a. Trump dedi ki mal varlığını açıklarım. Dedi mi demedi mi bunu? Dedi.

Hangi partiden olursa olsun tüm vatandaşlarıma sesleniyorum. Biz şunu beklemez miydik; “Ey Trump benim mal varlığımı araştırmazsan namertsin, benim verilemeyecek hesabım yok!” Bunu dedi mi, demedi. Demek ki verilemeyecek hesabı var. Bu ne demek! Başka bir ülkenin lideri seni mal varlığında tehdit ediyor ve sesini çıkaramıyorsun.

Anayasa’nın 49. maddesi, çalışma hakkı üzerinedir. Devlet çalışanlarının hayat seviyesini yükseltmeli. Asgari ücret bugün açlık sınırının altında. 28 yılda geldiğimiz nokta bu. İŞsizlik sorunu ortada. Saray’da oturanların işsizlik sorunu yok. Saray’ın mutfağı zengin, paralar gani, iş arama gibi bir dertleri yok. Lale Devri’ni yaşıyorlar orada. Ve bizi kandırmaya çalışıyorlar. O sosyete damat var ya Berat… 26 Şubat 2019 bir program yapmışlar, adı da şu “Burası Türkiye burada iş var” açıklama yapıyor bu yıl 2 buçuk milyon istihdam yaratacağız diyor. Nisan’dan sonra daha güçlü bir ekonomi ortaya çıkacak diyor. Kayınpeder de 2 Mayıs 2019’da TOBB’un Genel Kurulu’nda, buradaki herkes istihdam sağlasa işsizlik sorun çözülür diyor. Ne zeki ama! Ama sonuç ne. Geldik yılın sonuna. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı diyor işverenlere sizden beklediğimizi göremedik. Ama eminiz ki 2020’de olacak.

Bunlar işsizliği bilmiyor. İşsizliğin sonuçlarını bilmiyorlar. Elektrik su faturasını ödeyemiyorlar. İŞsizliğin nasıl bir sosyal felaket olduğunu bilmiyorlar. Bizim belediyelerimizde 20 bin ile 100 bin arası iş isteyen insanların dilekçesi var.

İşsiz kardeşlerimin de yoksul ailelerin de düşünmesi lazım; bu iktidar kimden yana. Adım gibi biliyorum bu adamların tamamı hortumculardan yana. İnşallah Erdoğan buna itiraz eder de bir sürü örnek veririz.

Verginin adalet içinde alınması lazım. Verginin adil olması lazım. Herkes mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü. Herkes vergi veriyor. Eğer devletin tepesindeki kişilerin kendileri yurt dışında naylon şirket kurum Türkiye’de vergi ödememek için tezgah kurarlarsa Anayasa’nın bu maddesinin en anlamı kalacak! Asgari ücretli, çöpten kağıt toplayan vergi ödüyor. Sen 15 milyon dolar getir ama bir kuruş vergi ödeme.

Şehirlerarası otobüse hepimiz binmişizdir. Şoförler alın teri ile çalışır vergisini öderler. Şunun için söylüyorum 8 Ocak 2018’de bu otobüs şoförlerinin belgeleri var. Otobüsler bu belgeleri almak zorunda. B1 belgesi 2009’dan 60 bira idi şimdi 250 liraya çıkarıldı. B2 belgesi 25 bindi şimdi 180 bini liraya çıktı. Devlerin enflasyonu ve yapılan zamlara bakın. Buradan bütün otobüs şoförlerine sesleniyorum, bu adalet mi,i hak mı hukuk mu yoksa soygun düzeni mi! Sen dolar bazında ihale garanti verdiğin adamdan vergi almıyorsun. Herkesin oturup düşünmesi lazım.

Adaleti dağıtan mahkemelerdir. Hangi mahkemeler, bağımsız mahkemeler. Papaz nasıl gitti Amerika’ya? Bizim hakimden önce Trump’un haberi var? Ya Alman gazeteci…

Anayasa diyor ki hiçbir merci hakime talimat veremez. Ama bunu kime anlatacaksın. Bu ülkede adalet, hukuk yok.

Osman Kavala 805 gündür hapiste. AİHM serbest bırakın dedi. Hala hapiste. Kararları uygulamıyor. Yüzlerce gazeteci hapiste. Sözcü davası bunların en ilginç olanı. Oturdular hapis cezası verdiler. Emin Çölaşan’a, Necati Doğru’ya Metin Yılmaz’a… FETÖ’den hapis cezaları verdiler. Hapis cezası verilirken, aklı başında olan herkes biliyor ki FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını Sözcü gazetesi yaptı. Şimdi Sözcü gazetesini FETÖ’cü diye yargılayıp hapis cezası veriyorlar. Gazetenin 6 manşetini gerekçe göstererek yargılayıp ceza veriyorlar.

Çalışan Gazeteciler Günü kutlandı ama hangi gazeteciler? Yüzlerce gazeteci işsiz. Havuz medyası, gazeteler okunmuyor ama sayıyı yüksek gösterip ona göre Basın İlan Kurumu’ndan ilan alıyorlar. Öyleyse 100 bin tirajlı gazete neden kapansın? Gerçek rakamlar Sözcü, Cumhuriyet, Birgün Evrensel. Havuz medyası sahte rakamlarla Basın İlan Kurumu’nu hortumluyor.

Doğu Güneydoğu’da sanayileşmede büyük bir gerileme var. Bunların bir kısmında da AK Parti’nin oyu CHP’den yüksek. Neden önce aç bırakıp sonra ağzına bir parmak bal çalıyor seçimde oy ver diyor.

Van İş Adamları Derneği başkanı diyor ki 25 yıllık bir sanayici olarak bu kadar derin hissedilen bir kriz yaşamadım. vatandaş vergiyi ödüyor, peki bu paralar nereye gidiyor. Ben söyleyeyim üretime, işçinin ücretine değil faize gidiyor. Bir avuç tefeciye ödenen faiz 163 milyar dolar. Bu parayla siz Türkiye’yi yeniden inşa edersiniz.