Ana sayfa Gündem AB’den Erdoğan’a resmi mülteci cevabı: Şantajı kabul etmeyeceğiz

AB’den Erdoğan’a resmi mülteci cevabı: Şantajı kabul etmeyeceğiz

Güney Kıbrıs'ı ziyaret eden AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Tayyip Erdoğan'ın "Harekatı işgal olarak nitelemeye çalışırsanız, kapıları açarız, 3.6 milyon mülteciyi size yollarız" uyarısına yanıt verdi.

PAYLAŞ
European Council President Donald Tusk speaks during a debate on the priorities of the European Council meeting of 21 and 22 March 2019 and UKs withdrawal from the EU during a plenary session at the European Parliament on March 27, 2019 in Strasbourg, eastern France. (Photo by FREDERICK FLORIN / AFP) (Photo credit should read FREDERICK FLORIN/AFP/Getty Images)
AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Güney Kıbrıs ziyaretinde Erdoğan’ın ”Avrupa bu harekata işgal derse kapıları açarız 3.6 milyon mülteciyi Avrupa’ya göndeririz” demecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
‘ERDOĞAN’IN TÜMDEN UYGUNSUZ TEHDİTLERİ’
Tusk, yazılı açıklamasında ve Twitter paylaşımında Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna düzenlediği Barış Pınarı Harekatı’na dair şunları dedi:
“Türkiye, eylemlerinin bir başka insani felakete yol açması ihtimalinin temel endişemiz olduğunu anlamalı. Sığınmacıların silah haline getirilmesini ve bize karşı şantaj yapmak için kullanılmasını da hiçbir zaman kabul etmeyeceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü tehditleri tümüyle uygunsuzdu.”
“Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki tek taraflı askeri operasyonu, derin endişe kaynağıdır ve durdurulmalıdır. Türkiye’nin güvenlik endişeleri, siyasi ve diplomatik araçlarla karşılanmalıdır, askeri müdahale sadece işleri daha da kötüleştirmeye yarar. İstikrar yaratmak yerine bölgenin tamamında daha fazla istikrarsızlık yaratır, sivillerin çektiği ıstırapları ağırlaştırır, daha fazla yerinden olmaya yol açar, IŞİD’e Karşı Küresel Koalisyon’un elde ettiği ilerlemeyi tehdit eder. Demokratik Suriye Güçleri’nin parçası olan Kürt güçleri IŞİD”le savaşta elzem olageldi. Atlantik’in her iki tarafı için Kürtleri yüzüstü bırakmak Başkan Donald Trump’ın da dediği gibi kötü bir fikir olduğu kadar hem stratejik hem de ahlaki açıdan pek çok soruyu beraberinde getiriyor.”